ENGELLERİ KALDIR

Ben kazadan sonra elini kullanamayan bir adamım. Ben doğuştan yürüyemiyorum. Ben duyamıyorum. Benim için her şey siyah. Ben savaşta böyle oldum, artık koşamam. Benim doğuştan. Benim sonradan oldu. Ben dışarda sizler gibi rahat değilim. Ben acımanızı istemiyorum,  bana saygı göstermenizi istiyorum. Ben yardımcı olmanızı istemiyorum anlamanızı arzuluyorum. Acımayın çünkü acınacak bir durumum yok sadece engelim var ve engelimi kaldırmak istiyorum.  Engelim ne mi? Koşamamam ya da hareket edememem değil? Kaldırım yap ama yüksek olmasın, dar olmasın, taşıtlarına birer basamak koy,  kapıların neden bu kadar dar? Önyargını kır ve beni işe al. İşte benim engelim budur; engellerimi kaldırmak da bunları dikkate almaktır.

Engelli; doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar, öne sürülerek, toplumsal yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişidir. Engel yaratan sakatlıktan çok ön yargılar, tutumlar ve çevredir. Sakatlık vücutta bir eksiklik olması iken engelli olmak günlük yaşamda temel ihtiyaçlarda mağdur duruma düşürülmesidir.  68 milyon 622 bin 559 kişilik Türkiye nüfusunun 8 milyon 431 bin 937'si engelliymiş.  Onları düşünmüyor ya da onlarla ilgilenmiyoruz. Biz programlardaki yarışmacılara destekliyoruz ve onlara mesajlar atıyoruz. Fakat sosyal sorumluluk projelerinde gördüğümüz numaralara mesaj atmıyoruz.  Yardım etmediğimiz içinde hep seslerini duyurmaya çalışacaklar. İşleri kolaylaştırmalıyız. Kolaylaştırmaya araştırarak ve  onlar gibi düşünmeye çalışarak başlamalıyız. İşverenlerin önyargılarını kırsak, en büyük yardımı yapmış olmaz mıyız?  En azından trafik ışıklarına sesli uyarılar koymalı,  alışveriş merkezlerini düzeltmeli ve yolları onlara daha uygun hale getirmeliyiz. 

Hiç düşündünüz mü?  Ben düşündüm.
Sen hiç yağmurda yürüyüp,  ıslandın mı? O zevki tattın mı?
Sevdiğin biriyle sonunu düşünmeden saatlerce konuştun mu?
Futbolu doyasıya oynadın mı?
Kaç kez çimlere uzandın?
Kaç kez koştun?
Hiç yeni doğmuş bir bebeğin elini tuttun mu?
Bebeğin tenine dokunmaya kıyamadığın oldu mu?
Kaç kez suyunu dolaptan kendin alıp içtin?
Sevgiline koşup sarıldın mı hiç?
Özlediğin birine hiç bırakmayacakmış gibi sarıldın mı?
Ciğerlerini temiz hava doldurmak için spontane sahile gittin mi hiç?
Siz ekmeği kendiniz bölüyorsunuzdur değil mi?
Siz kesin sinirlendiğiniz zamanlarda elinizi yumruk yapıp duvara vurmuşsunuzdur, masalara çarpmış ve milyonlarca kez kapıyı çarpıp çıkmışsınızdır, haksız mıyım?
Bunların çoğunu yaptık peki ama yapamasak ne olurdu diye düşündük mü?  Yapamayanlar nasıl hissediyor biliyor muyuz?


     
    

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KONSANTRASYON

Güzel Terimler Sözlüğü

Geldim-Yaşadım-Gittim