Grey Gardens

1975 yapımı bir belgeselin film olan  ‘’Grey Gardens’', başrollerinde Drew Barrymore’un oynadığı yönetmen koltuğunda Michael Sucsy’nin oturduğu hüzünlü bir hikâyeye sahiptir.
Bir anne kızın kendisini eve kapatarak dış dünyadan izole olması, bunun ardından gelen psikolojik durumlar, parasızlık ve bağlılığın öyküsü…

Belgeselin filmin adı ‘Grey Gardens’; New York Hamptons’da sayfiye kasabasında bir evde geçiyor. Anne Edith ve kızı Edith, ikisi de kabare dansına hayrandırlar. Zengin ve şaşalı bir yaşamları varken bu yaşam birden Edith’in boşanmasıyla bambaşka bir hal almaya başlar. Ev artık bir çöp ev halını almıştır. Ne olursa olsun evinden ayrılmak istemeyen anne Edith ile şarkıcı olmak isteyen fakat annesini bırakamayan, zamanla hastalığından dolayı saçları dökülen kızı Edith birbirlerinden kopamazlar. Bir yanda boşanmış üzgün bir anne ve diğer yanda hayalini gerçekleştirememiş bir kız vardır. Anne kız birbirlerinden kopmadan, rakunlarla ve kedilerle pislik içinde ve akıl sağlıklarını kaybederek yaşamaya başlarlar.  Jacqueli Kenneddy’nin halası olduğu içinde gazetelere çıkmaya başlarlar. Jacqueli Kennedy'nin halası Edith Bouvier Beale ve yeğeni Edith 'Little Edie' Bouvier Beale'ın  belgeseli çekilir ve aslında Edith’in istediği gerçekleşmiş olur.

Zenginlikten fakirliğe düşüşün hikayesinde moda önemli bir yer tutuyor. Belgesel Edie’nin  ‘o günkü kostümünü’ anlatmasıyla başlıyor. Hırkadan bozma bir etek, balıkçı yaka bir kazak. Altına giydiği külotlu çorabın içinde de beyaz bir şort görünüyor. “Böylece” diyor Edie, “Eteği istediğiniz zaman çıkarıp pelerin olarak kullanabiliyorsunuz. " Vizon kürk içinde verilen pozla beraber bütün kıyafetlerinde farklılık olduğunu, değişik kullanarak kendine has tarzlar yarattığını görüyoruz. Bağışıklık sistemini etkileyen bir sendrom yüzünden dökülen saçlarına marjinal bir çözüm getiriyor. Peruk yerine kendine has bir turban takış şekliyle kullanıyor. Ve bazen kazaklarımı şekle sokup peruk yerine kullanabiliyor . Bir kazak ya da  bir el havlusu onun başörtüsü ya da etek haline gelebiliyor. Vogue ve Harper Bazaar gibi ünlü moda dergileri anne kızın yaratıcılıklarından bahsediyor. Birçok modacıya da ilham kaynağı oluyor. Calvin Klein, John Galliano, Jean Paul Gaultier, Prada, Marc Jabocs... Hatta Jacobs, bir çantasına Edie'nin ismini bile vermiş.

Moda çekimlerinde Grey Gardens...

Marc Jabos'dan  ''Little Edie'' çantası 

Belgeselde ‘direct sinema’ yöntemini kullanıyorlar. Yani yaşananlar yönetmenin müdahalesi olmadan kaydediliyor . Fakat bazı yerde de direct sinema yönetmenleri gibi yapmak yerine konuşmaya katılıyorlar. Bu rahatsız edecek derecede olmuyor ve karakterlerin önüne geçmiyor dolayısıyla da göze batmıyor. Tabii ki öncelikle belgeseli izleyin sonra filmine geçin. Filmi de beğendim, dekorların gerçeğe uygun olması, Drew Barrymore ve Jessica Lange’in harika oyunculuğu daha da güzelleştirmiş. Hatta bu film Drew Barrymore’a Altın Küre ödül töreninde ‘En iyi kadın’ oyuncu ödülünü kazandırmış.

Kendisi kült, özneleri ikon filmin ve belgeselin gerçeğine dönersek; küçük Edie 2002 senesinde ölmüş ve vücudu bir kaç gün sonra yeğenlerinden biri tarafından evinde bulunmuş.


Vizon kürküyle Edith B. 
  “Grey Garden benim evim… Kendimi iyi hissettiğim tek yer.”        

 Edith Bouvier Beale 

2009 yapımı filmden Drew Barrymore ve Jessica Lange


 Grey Gardens belgeseli, tiyatro oyunları ve 3 Tony ödüllü bir Broadway müzikali olarak sahneye kondu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KONSANTRASYON

Güzel Terimler Sözlüğü

Geldim-Yaşadım-Gittim