HAFIZA TEKNİKLERİ VE SARAY

Sherlock Holmes izleyenler ya da okuyanlar bilir. Sherlock çok zeki ve gözlemi kuvvetli bir dedektiftir. Sherlock Holmes’ın kitapları diziye uyarlandı. Dizi serisinin bir bölümünde Doktor Watson ve Sherlock ile bir davanın peşindedir. Holmes, dikkatini dağıtmamak için düşüncelere dalmıştır ve anlarız ki kendi kendine bir hafıza sarayı inşa ediyor. Peki nedir hafıza sarayı?

Hafıza sarayının  bilimsel olarak da kanıtlanmış bir teknik olduğu bilinmektedir.  Bir diğer adıyla ‘’mekân metodu’’  denilebilir çünkü saraydan ziyade yapılan işlem bir mekânda geçmelidir. Yapılan işlem mekanda geçmesi öneriliyor çünkü beynin mekan algısının daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır. O yüzden bu teknik için öncelikle çok iyi bildiğimiz bir mekâna ihtiyacımız var; bu odanız, eviniz ya da sokağınız olabilir. Önemli olan seçeceğiniz mekânı çok iyi bilmenizdir. Öyle bir yer olmalı ki gözünüz kapalı bile olsa zihninizde neyin nerede olduğunu canlanmalı, gözünüzü kapatarak da düşünüp karar vermelisiniz.. Diyelim ki  mekân olarak odanıza karar verdiniz.
Odanızdasınız, uyandınız ve yatağınızdan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkamak için odadan çıktınız,  banyoda yıkadıktan sonra tekrar odaya gelip üstünüzü değiştirmeye başladınız, çantanızı hazırlayıp makyajını yaptıktan sonra ayakkabınızı giyip evden çıkıyorsunuz. Bunu sadece odanızın içinde de hikayeleştirebilirsiniz ya da sokağınız içinde yapabilirsiniz. Şimdi ise yazdığım ve ezberlememiz gereken kelimeler olduğunu varsayalım.

ZAYIF
SEVGİ
DUVAR
KORKMAK
YALNIZLIK

Önce bir deneyin isterseniz ne kadarını hatırlıyorsunuz. Ve sonra mekanı düşünün ve şimdi bu kelimeleri mekanınıza yerleştirin. İlk kelimemiz olan ‘’ZAYIF’’ kelimesi ile ‘’YATAK’’ kelimesini bağdaştırıyoruz ve bunu daha faydalı olması için abartarak yapıyoruz. Mesela yatak o kadar çok ve kalitesiz yapılmış,  siz yataktan kalkamıyorsunuz yatak çöktü ve çok sinirlendiniz. O siniri hissetmeye düşünmeye çalışıyoruz ve bunun yatağın zayıflığından olduğunu biliyoruz. Hatta bir ses çıkıyor, ailemiz merak ediyor. (Değişik, tamamen mantıksız bile yapabilirsiniz. Ne kadar abartırsanız o kadar hissedersiniz ve düşünürsünüz. Sizin hayal gücünüze kalmış.  Yalnız dikkat etmeniz gereken kendinize göre mantıklı bir hikaye oluşturmak için sıralarını bozmayın. Yani "zayıf" kelimesinden sonra muhakkak "sevgi" getirmelisiniz. "Sevgi" benim için ikinci sırada ise hikâyemde ki ikinci sırayla eşleşmesi gerekiyor.) Devamında şöyle bir hikaye çıkabilir;
Sabah yataktan kalktım ama yatağım çok zayıf olduğu için çöktü ve buna çok sinirlendim.
Direk kendime geleyim diye banyoya gittim ve sevgi dolu baktım kendime, çok sevdim kendimi banyoda ve artık sevgi dolu olduğum için işe/okula gitmeye hazırdım.
Duvarda asılı eşyaları aldım, duvardan çantamı alıp içine eşyalarımı koydum. Duvara koyduğum eşyalara bir daha baktım. Dağınık olduğuna karar verdim,  bu duvardaki eşyalarımı düzenlemekle ilgili  kendime kural koydum. Hatta evdeki herkesi çağırdım,  "Duvara bakın ne kadar dağınık ve boyası kötü, boya yapalım" dedim, herkes bana güldü.
Ayakkabımı giyinirken, herkesin evde olması ama benim dışarı çıkıyor olmam bende yalnızlık hissettirdi, işe gitmek istemedim,  kendime kızdım. Ayakkabımı giyerken ailemin hep yanımda olduğunu,  yalnız olmadığı söyleyerek keyfimi yerine getirmeye çalıştım. Sevdiklerime, "Ben yalnız değilim" diye bağırdım ve evden çıktım.

Eğer hafızam yeteri kadar iyi değil diyorsanız ya da hafıza sorunlarınız hayatınızı kötü etkilemeye başladıysa, çevrenizden bu konuda olumsuz geri dönüşler alıyorsanız denemelisiniz. Bu durumunun üstesinden geleceğinize inanıyorsanız ki inanın o zaman bu tekniği denemekte fayda var. Belki de kendinize haksızlık ediyorsunuzdur çünkü beyin hiçbir şeyi değil bazı şeyleri hatırlamaz. Bazılarımız isimleri hatırlamayabilir ama gördüğü yüzleri hafızasına kazır çünkü görsel hafızası daha iyidir. Uzun zaman önce dinlenilen bir şarkıyı mırıldanır ve hiç unutmazsınız. Hatta Alzheimer hastalarının bile sevdikleri ya da eskiden bildikleri şarkıları kolay kolay unutmadıklarını söylerler. En basitinden bir koku bile sizi geçmiş bir anıya ya da hayatında sevdiğiniz bir insana götürebilir. Ama isimler, numaralar, formüller ya da iş hayatında ezberlememiz gerekenleri unutabiliyoruz, hatırlamakta zorlanabiliyoruz. Hatıralarımızda yer edinmeyen bu somut bilgiler hafızamızda çok uzun sure yer tutmuyor ve bunları hatırlamak zorunda hissediyoruz. İster hafıza sarayı ister mekan metodu isterseniz Da Vinci Metodu hatta isterseniz Loci metodu da diyebilirsiniz ama Antik Roma’ya dayanan bu tekniği kullanmak hem faydalı hem de eğlenceli bir oyun. 

UNUTMAYIN!

Mekan seçin
Bildiğiniz bir yer olsun
Hep aynı mekan olsun
Mekan içinden büyük eşyalar olursa daha iyi olur.
Farklı ve abartı olmasına dikkat edin.
Yolculuk yapın.
Aynı rotayı kullanın.
Aynı yönde olsun.
Durak ya da konuştuğunuz kişileri artırın.
Kavramları mekanla pekiştirin.
Asla sırasını bozmayın.
Abartıp saçmayabilirsiniz.
Yaratıcı olun.

KAYNAKÇA;
Ben anlamadım diyorsanız ya da videodan da izlemek isterim diyorsanız; Zihin Oyunları belgesel serisinin Hafıza bölümünün 20 dakikalık bölümünü de izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=p_fuXConSFc

BBC videosuna ya da bu videoya göz atabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=DRrO3BL1-Ak
https://www.youtube.com/watch?time_continue=9&v=3vlpQHJ09do


Netflix'te de ''The Mind, Explanied'' adlı eğlenceli belgeselin Hafıza bölümünü  izleyebilirsiniz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KONSANTRASYON

Güzel Terimler Sözlüğü

Geldim-Yaşadım-Gittim